You are currently viewing Do Not Disturb: Ayzek İle Bir Gece

Do Not Disturb: Ayzek İle Bir Gece

Netflix’te yayına giren Cem Yılmaz’ın son filmi Do Not Distrub filminin biz izleyicilere çekici gelen yanlarını, sinematografik özelliklerini ve yapay zekâ kullanımını irdeleyeceğiz.

Cem Yılmaz’ın “kimilerince eleştirilen” Cem Yılmaz artık güldürmüyor! azizim söylemlerinin aksine son yıllarda yaptığı kara mizah işlerini beğenerek takip ediyorum. Son filminde bu tarzını deyim yerindeyse zirveye taşımış. Filmin konusu, sosyolojik göndermeleri, oyunculuklar her biri ayrı ayrı detaylı konuşulacak başarılı bir film ortaya çıkmış. Film adı ile tezat oluşturacak şekilde “Rahatsız Etmeyiniz” derken sorgulatan ve kişinin  kendine ayna tutmasını sağlayıp rahatsızlık duymasına vesile olmaktadır. Kendi üslubu, karakterleri, renk armonisi  ile Cem Yılmaz artık bir auteur yönetmen kategorisindedir diyebilirim.

Filmde kırmızı ve yeşil ağırlıklı tonlar ile göz alıcı bir kontrast oluşturulmuş. Dış mekân sahnelerdeki tekinsiz atmosferi sağlayacak olan sisli ve puslu ortam ışık ögesiyle birleşince görsel kalitenin artmasına yardımcı olmuş.

Fotoğrafta daha önce de değindiğim gibi  simetri unsurlarının kullanılmasında otel vb. mekânlar tercih edilebilir.  Bu filmde de Komodor Otel öyle şekilde kullanılmış ki âdeta başlı başına, âdeta bir karaktere bürünmüş. Fotoğrafı çekme amaçlarımızdan biri de nesne, figür ya da karakterin  bellekte bir yer  edinmesidir. Cem Yılmaz atmosfer, renk, vb. diğer unsurları başarıyla birleştirerek mekânı bir üst seviyeye çıkarıp bellekte bir yer edinmemizi sağlamıştır. 

Bu filmle ilgili dikkat çeken bir diğer husus ise Cem Yılmaz’ın film öncesi yaptığı storyboard hazırlıklarını yapay zekâdan yardım almasıdır. Özellikle son zamanlarda bir hayli popüler olan ve ciddi eleştirilere de maruz kalan yapay zekânın doğru kullanımı ile hem fotoğraf hem de sinema için ne gibi fayda getirebileceğini anlamış olduk. Cem Yılmaz’ın örneklerini kendi hesabından paylaşmış olduğu yapay zekâ ile oluşturulmuş  olan stroyboardların film karesine ne kadar yakın olduğunu, hayal ettiğinizi gerçeğe en yakın şekilde ortaya çıkarabiliyor. Zihninizde beliren imgeyi uygun yönergeler ile uygulamaya yazdığınızda size sadece son noktayı koymak kalıyor. Yapay zekâ kullanımının etik açıdan; telif hakları açısından bakıldığında  endişelenmemiz gereken tarafları olduğu da aşikâr…

Zihin pratiği, eylemsellik, başka bir bakış açısı kazanmak için de bizlere faydaları olacağı kanısındayım. 

Filmde yer alan sahne karelerine buradan bakabilirsiniz. 

Bahar Saner
@aktivisthnm

Bahar Saner

2005 yılında başladığım fotoğraf serüvenime aktif olarak 2012 yılından beridir devam etmekteyim. Sakarya Güzel Sanatlar Derneği üyesiyim. Depo Photos’ta freelance foto muhabiriyim. 2003 yılında Uludağ Üniversitesi İktisat bölümünden ve 2018 yılında Sakarya Üniversitesi Basın-Yayın bölümünden mezun oldum. Fotoğraf eğitimimi Servet Sezgin, Cihat Çavdar, Fatih Gürsel ve Murat Gür hocalarımızdan aldım. Dernek bünyesinde ve çeşitli fotoğraf topluluklarının karma sergilerinde yer aldım. Ulusal fotoğraf yarışmalarında elde ettiğim ödüllerim ve sergilemelerim bulunmaktadır. Çerkeslerin hayatını ve sürgün anmalarını proje olarak çalışmaktayım. 2018 yılında SAGÜSAD’da “ÇERKES SÜRGÜNÜ” konulu fotoğraf sunumumu gerçekleştirdim. Halen bu konuda çalışmalarım devam etmektedir.

Bir cevap yazın